Utanın Utanın

0

Küçük Murat anne ve babasının yatak odasına oldukça münasebetsiz bir zamanda girmişti.

Gördüğü manzara karşısında şok oldu ve bağırmaya başladı;

– ”Utanın, utanın Şu halinize bakın

bir de beni parmağımı emiyorum diye ruh doktoruna götürmüştünüz”.

Yarın ilk işimiz sizi bir doktora götürmek yazık yazık

BONUS FIKRA

Yükünüz Dökülüyor

Çankaya yokuşundan inmekte olan büyük bir kamyon kırmızı ışıkta durunca, arkasından gelip yanında duran arabadaki sarışın kadın camını indirir ve bağırır:

“Hey benim adım Ayşe!.. Yükünüz dökülüyor, haberiniz olsun…”

Kamyoncu bakar gözlerinin içine doğru hafifçe sırıtır ve sarışına aldırmaz, ışık yeşil yanınca sürer kamyonunu…

Öbür kırmızı ışıkda durulduğunda sarışın yine yakalar kamyonu:

“Hey, duymadınız!.. Ben Ayşe!.. Yükünüz yola dökülüyor diyorum.”

Kamyoncu yine istifini bozmadan aracını sürer ışın yandığında…

Üçüncü kırmızı ışıkta artık sarışın dayanamaz ve arabasından fırlar,başlar kamyonun camını yumrukmaya ve indirtir adamı aşağı.

“Yahu ben Ayşe!.. Yükünüz dökülüyor!.. ” diyorum size der,

Kamyoncu kadına bakar ve

“Hey hanım benim adım da Mehmet. Ankara’da kış var ve yollar buz tutmasın diye kamyonla tuz dökmek zorundayım!.. ”

BONUS FIKRA

Yaşanmış Güzel Bir Hikaye “Seni Seviyorum Demek”

İşimin yoğunluğu, eşim ve üç çocuğumun beklentileri sebebiyle annemi görme fırsatım pek olamıyordu.

O akşam annemi yemeğe ve ardından sinemaya davet ettim. Endişelendi ve hemen “İyi misin, her şey yolunda mı” diye sordu.

Annem de geç saatte gelen bir telefonun veya sürpriz b ir davetin mutlaka kötü bir anlamı olacağından şüphelenen tipte kadınlardandı.

– “Seninle beraber ikimizin biraz zaman geçirmemizin güzel olacağını düşündüm” diye yanıtladım.

– “Sadece ikimiz mi?” Biraz düşündü ve “Çok isterim” diye cevap verdi.

O cuma, iş çıkışı onu almaya giderken kendimi biraz gergin hissediyordum. Eve vardığımda fark ettim ki o da, randevumuzdan ötürü hafif gergin görünüyordu. Kapısının önünde, paltosunu çoktan giymiş bir şekilde bekliyordu.

Saçlarını yaptırmıştı ve üzerinde babamla kutladıkları son evlilik yıl dönümlerinde giydiği elbise vardı. Bana melekler kadar ışıltılı bir yüzle gülümsedi. Arabaya bindiğimizde:
– “Arkadaşlarıma oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim gerçekten çok etkilendiler” dedi. “Randevumuzun nasıl geçtiğini duymak için sabırsızlanıyorlar.”

Gittiğimiz restoran, çok şık olm asa da sevimli, sıcak ve servisin kaliteli olduğu bir mekândı. Annemse, bir kraliçe edasıyla koluma girdi.Yerimize oturduktan sonra ona menüyü okumam gerekmişti, çünkü küçük yazıları göremiyordu.

Ben daha menünün ortalarındayken annemin nemli gözlerle ve nostaljik bir gülüşle bana bakmakta olduğunu fark ettim.

– “Eskiden, sen küçükken, menüleri okuyan bendim, sense meraklı bakışlarla beni dinlerdin” dedi.

Ben de gülümsedim.
– “O zaman, şimdi senin rahat rahat oturma sıran ve ben de okuyarak borcumu ödeyebilirim” dedim.

Yemek boyunca muhabbetimiz çok güzeldi, sıra dışı hiç bir şey olmadı ama eskilerden ve hayatlarımızdaki yeniliklerden bahsederek kaybettiğimiz zamanın birazını telafi etmeye çalıştık. O kadar çok konuştuk ve eğlendik ki film saatini kaçırdık. Akşam annemi evine bırakırken;

– “Seninle tekrar çıkmak isterim ama ancak bu sefer benim seni davet etmeme izin verirsen” dedi ve bir akşam tekrar buluşmaya karar vererek ayrıldık.

Eve geldiğimde eşim yemeğin nasıl geçtiğini sordu:

– “Çok güzeldi” dedim. “Düşünebileceğimin çok üstündeydi.”

Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti. Bu o kadar ani gerçekleşmişti ki, onun için bir şey daha yapma şansım olmamıştı. Birkaç zaman sonra evime, annemle yemek yediğimiz restorandan, ödenmiş iki kişilik bir yemek faturası ve üzerine iliştirilmiş bir not yollandı:

– “Oğlum, bu faturayı önceden ödedim, çünkü seninle kararlaştırdığımız randevu gününe gelemeyeceğimden neredeyse yüzde yüz emindim. Yine de iki kişilik bir yemek ayarladım çünkü bu sefer eşinle beraber gitmenizi istiyorum. Seninle olan o günkü randevumuzun benim için ne anlam ifade ettiğini bilemezsin. Seni Seviyorum.”

O an, “Seni Seviyorum” demenin ve hayatta değer verdiğimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırmanın önemini anladım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here